Şalpazarı Eğitim, Kültür, Sanat ve Turizm Derneği’nin 2. Olağan Kongresi geçen pazar günü gerçekleştirildi. Başkan Hasan Keskin, bazı isim değişiklikleriyle iki yıl daha görev için kongreden yetki aldı. Hayırlı uğurlu olsun.

Kongreye katılım geçmiş kongrelere göre protokol bazında göre aynı düzeyde kalırken, misafir ilgisi düşüktü. Yönetim kurulu üyelerinin bile bazılarının gelmediği gözlendi.

Dernek, geride kalan altı yılda hem sayı hem de kalite olarak ciddi etkinliklere imza attı. Başkan Hasan Keskin’in faaliyet raporunu okuması bile hayli zaman aldı. Konuşmacılar da söylemlerinde derneğin hakkını teslim ettiler. Ayrıca hepsi eğitimin önemine vurgu yaptılar, hele Şalpazarı için daha da önemli olduğunun altını çizdiler.

Tabii ki her şey göründüğü kadar toz pembe, güllük gülistanlık değil. Altı yıl önce bu derneği kurarken farklı bir yapı oluşturacağımız umut ve hayaliyle yola çıkmıştık. Bir çok açıdan bu başarıldı, ancak en önemli konuda ciddi bir tıkanıklık yaşanıyor.

Bilindiği gibi hemşehri derneklerinde ciddi bir aidat problemi vardır. Çoğu dernek bu problemin üzerine gitmez; çünkü ya çay-kahve satışı yaptığı bir lokali ya da maddi kaynak sağlayabildiği bir yönetim kurulu ve üye profiline sahiptir. Doğal olarak sıradan üyeler de “Neden bizden aidat almıyorsunuz? Bu çark nasıl dönüyor?” diye sorgulamaz. Fakat Şalpazarı Eğitim Derneği’nin durumu farklıdır.

Farklıdır, çünkü lokal geliri yoktur. Trabzon’un diğer bazı ilçelerinin derneklerinde olduğu gibi hali vakti yerinde -en azından derneğin maddi külfetini üstlenecek kadar- yönetim kurulu ve üye profiline de sahip değildir. Üstüne üstlük yukarıda ifade ettiğimiz gibi hem sayı hem de kalite olarak fazla etkinlik düzenlemektedir. Rahatlıkla anlaşılacağı üzere, bu etkinliklerin de ciddi bir maliyeti vardır.

Aidat geliri yok, lokal geliri yok, yönetim kurulu üyelerinin katkısı bunca etkinliği kaldırabilecek düzeyde değil. E nasıl dönecek bu değirmen? Tabii ki başta siyasetçilerimiz olmak üzere yeterli katkıyı yapabilecek değerli hemşehrilerimize gidilecek. Gidiliyor, iyi kötü kaynak da temin ediliyor ama bu sistem her iki tarafı da fena halde yoruyor. Yani destek isteyen de yoruluyor, veren de yoruluyor. İlerleyen aşamalarda yönetim kurulu üyelerinde bezginlik, bıkkınlık ve sonucunda kopmalar baş gösteriyor. İşte tıkanma dediğimiz nokta tam da burası oluyor.

Peki, ne yapılmalı? Başka dernekleri bilmem ama Şalpazarı Eğitim Derneği’nin aidat problemini behemehal çözmesi gerekmektedir. Derneğin üye profili aidatin önemini idrak edemeyecek bir profil değildir. Ödeme gücü olmayan bir profil hiç değildir. Dernek, faaliyetlerinin tamamı değilse bile çok önemli bir bölümünü aidat gelirleriyle finanse etmelidir.

Bu başarılabildiği takdirde kaynak isteyen de yorulmaz, temin eden de yorulmaz, yönetim kurulu üyelerinin heves ve afiyeti de kaçmaz, derneğin kuruluş maksadı hâsıl olmuş olur. Başarılabilir mi? Başarılabilir.

Aksi takdirde derneğin de faaliyetlerinin de ömrü çok uzun olmaz. Taşıma suyla değirmen dönmeyeceği ata sözüyle sabittir. Dernek de dönmez.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.