Şalpazarı’nın vekili…


30 Mart Yerel seçim kampanyasının devam ettiği günlerdi, yani yaklaşık bir yıl önceydi sanırım. O günlerde Şalpazarlı değerli bir arkadaşım bir görüşmemizde milletvekili adaylığını düşündüğünü söylemişti. Buna iki türlü sevinmiştim, arkadaşın medeni cesaretinden ve bu fikri çok erken bir vakitte bana açmış olmasından dolayı.  

Nereden düşündüğünü sorunca “Trabzon’dan” dedi. Ben de cevaben “O iş çok zor, hâttâ imkânsız. 6 milletvekilliği var ve Akçaabat’ın batısına mümkün değil kontenjan bulunmuyor. İşte Büyükliman’ın hali ortada. Hele Şalpazarlı isen hiç şansın yok. Sen düşüneceksen yine İstanbul’dan düşün. Hem burada milletvekili sayısı çok, o hengâmede aradan sıyrılma şansın var hem de Şalpazarlıların İstanbul’daki imajı ve gücü Trabzon’dakinden çok farklı” dedim.  

Tabii Şalpazarı’nın şansı yok diye aday olmamak olmaz. Nitekim bildiğimiz kadarıyla Av. Nevzat Çabuk ve Şalpazarı Eski Belediye Başkanı Fehmi Cengiz AK Parti’den adaylıklarını açıkladılar. Yukarıda yazdığım rezervlerim aynen geçerli, eğer aksi gerçekleşir de aday gösterilirlerse ciddi bir sürpriz olacaktır. Bizi bu kadar karamsar olmaya iten faktörler geçmiş tecrübelerimiz ve 2011 milletvekili seçimleri öncesinde kulağımıza çalınan “Bırakın Şalpazarı’nı. Akçaabat’ta yarım saat çalışır oradan alacağımız oyu alırız” şeklindeki vecize.  

Tam bu noktada gurbette yaşayan Şalpazarlıların devreye girmesi ve Şalpazarı’nın memlekette yaşayanlardan ibaret olmadığını hatırlatmaları gerekiyor. Kitleler halinde gidip memlekette oy verecek değiller, ancak gurbette çok sayıda ve etkin dernekleri var. Onların vasıtasıyla seslerini yükselterek bu “kelle sayısına göre siyaset” anlayışı hakkında fikirlerini beyan edebilir, siyasetçileri uyarabilirler. Trabzon’da nüfus azınlığı yüzünden “ihmal edilebilir” bulunan Şalpazarlılar, başka yerler hariç İstanbul’da bir ilçe belediye başkanı ve üç başkan yardımcısı çıkarmış durumdadırlar. Bu başarı nüfusla gelmiş bir başarıdır, pekâlâ milletvekili seçimlerinde de nüfus kullanılabilir ve vekil çıkarılabilir. Fakat şu ana kadar gurbetteki Şalpazarlılardan adaylık hamlesi duymadık. İnşallah önümüzdeki günlerde duyar da bir ilke şahitlik etmiş oluruz. 

Son bir uyarıyla yazımızı bitirelim. “Nasıl ilk? Şalpazarı’ndan bakan çıkmadı mı?” demiyorsunuz inşallah. O kendisinin de defaatle ifade ettiği gibi başka bir vilayetin milletvekiliydi, Trabzon ve Şalpazarı’nın değil. Her ne kadar bizim kadirşinas hemşehrilerimiz yaptığı eşsiz (!) hizmetlerin karşılığında ismini Şalpazarı’nda bir caddeye vermiş olsalar da…

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
marketci yusuf 4 yıl önce

Yazınızın sonu size yakışmadı.

Avatar
mert aydin 4 yıl önce

Yorumlariniza sonuna kadar katiliyorum cok dogru tespit sonuna kadar haklisiniz....

Avatar
SELAHATTİN ALAY 4 yıl önce

yusuf kardeşimiz doğru dedi cümlenin sonu tamamen zıt. kadırga' ya su getirtmekle bakan olunmaz.