Çocuklar Geleceğin Ebeveynleri

İnsanoğlunun yaratılışından bu yana çocukların kıymeti tam olarak bilinmiyor. Doğumundan itibaren ebeveynlerinin korumasına, sevgisine, şefkatine ve ilgisine ihtiyacı olan çocuklar çoğunlukla bunlardan yoksun bırakılıyor. Bugün hala 21.  yüzyılda dahi bu temel ihtiyaçlardan yoksun büyütülen çocuklar maalesef aynı döngüyü sürdürmeye devam ediyor.

Çocuklara karşı kötü davranmak, onları ihmal etmek ve istismar edilmesi her kültürde karşımıza çıkıyor. Ülkemiz de dünyanın genelinde söz konusu olan bu olumsuz durumdan kendine düşen payı alıyor. Özellikle de kırsal kesim ya da şehir merkezi olsun geçim derdine düşen aileler öncelikleri arasına çocuklarını almaktansa çocuğu ötelemeyi tercih ediyor. Bölgelere ve coğrafi yapıya göre şekillenen kültür arasında çocuğun ihtiyaçları giderilmediği gibi gereken ilgi de gösterilmiyor.  

Karadeniz bölgesinde diğer bölgelerde olduğu gibi evlilik ve ardından evliliğin kutsal sembolü olan çocuk heyecanla bekleniyor. Sonrasında ise asıl kutsal görevler hemen ihmal edilmeye başlıyor. Özellikle de ağıllarında hayvanları besleyen aileler için inek tıpkı Hindistan’daki kadar değerli oluyor. Bahçesi ve inekleri arasında mekik dokuyan aileler için çocuk çok da ilgi görmek zorunda değildir. Onun doğması ve beşiğinde sallana sallana büyümesi şarttır. Ta ki çocuk biraz büyüdüğünde ağlayarak sümüklerini kollarına sürüp ‘keşke bir inek olsaydım’ dedikten sonra durumun vahim halini gözler önüne seriyor.

Peki bu arada çocukların dünyasında neler oluyor? Çocukluğunu geri isteyen binlerce yeni nesil yetişmeye devam ediyor. Şimdilerde de durum pek farksız değildir. İneklerin yerini iş hayatı almıştır ve çocuklar yine yalnızdır. Yalnız ve ilgisiz çocukların başına kaçınılmaz olarak hiç de hoş olmayan durumlar gelebiliyor. Daima bir sır ve çocuğun sırtında bir kambur kalan yük yıllar geçse de ağırlaşır ve taşınmaz bir hal alır. Herkesin yolunda gittiğini sandığı bir dünya yaratmaya çalışıyor olsanız da çocukların ruhlarında ağır hasarlar oluşmaya devam ediyor.

Dünyanın dört bir tarafında çocukların yaşadıkları travmaların bedelini dünya bir şekilde ödüyor. Şimdi biraz düşünmenizi istiyorum; Konuşulmayan gündeme getirilmeyen çocuk ihmalleri ve ardından gelen istismarlar nasıl önlenir? Anadolu’nun her köşesinde gözümüzün nuru evimizin cıvıltısı çocuklarımızı gerektiği gibi koruyabiliyor muyuz? Karadeniz’de balıklar gibi ağlarda sıkışmış yavrularımız için sorumluluklarımızı yerine getiriyor muyuz? Toplumun temeli ailelerimiz ve ailelerimizin temeli ise mutlu çocuklar yetiştirmekten geçiyor, peki mutlu muyuz? Çocuklarımızın yüzünü ve ruhunu okuyabiliyor muyuz? Onların kendilerini nasıl koruması gerektiğini onlara öğretebiliyor muyuz? Konuşan çocuklar yetiştirebiliyor muyuz? Yanında olamadığınız zamanlarda günün nasıl geçti diyebiliyor muyuz? Engelli çocuklarımızı tanıyor muyuz? Onlara nasıl yaklaşmalı nasıl korumalıyız biliyor muyuz? Tüm çocukların derdini kendi çocuklarımınız derdi gibi görebiliyor muyuz?...

En iyi cevaplar en doğru sorularda saklıdır. Ebeveynlerin sorumluluklarını alması için kendilerine bu soruları mutlaka sormaları ve sorumluluk bilinciyle hareket etmeleri gerekmektedir. ‘Toplumun temeli aile’ bilinciyle hareket ederek sosyal devletin de çocukları tam korumaya alması ve her aileye zorunlu sağlık kontrolleri getirmesi de gerekmektedir. Bilinçli ebeveynler sorunları görmemezlikten gelerek çözemezler, sorunların temeline inmek ve ihtiyaç duyulduğunda destek alarak gereken ilgi ve önemi çocuklarımıza göstermeliyiz. Konuşan, soran, çözen, ilham veren nice sağlıklı nesillere..  

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.