Öne Çıkanlar Şalpazarı ŞALFED Şalpazarı Eğitim Derneği ziyaret Hüseyin Karaman

ŞALFED, Eğitim Derneği ve dernekçilik üzerine

Şalpazarı Dernekler Federasyonu Başkanı Ömer Karadeniz ile federasyonun eski başkanlarından ve hâlihazırda Trabzon Dernekleri Federasyonu Başkan vekili görevini yürüten Muzaffer Bayraktar arasında WhatsApp grubunda bir tartışmayla başlayan ve giderek yükselen gerilim aslında uzun süredir devam eden ve zaman zaman soğuyan, zaman zaman da böyle hadiselerle gündeme gelen bir süreç.

Problemin kökeni 2011 başında, yani tam on sene önce Şalpazarı Eğitim, Kültür, Sanat ve Turizm Derneği’nin kuruluşuna kadar gidiyor. Yeni dernek özellikle federasyona üye dernekler tarafından soğuk karşılandı ve bu girişimin federasyonun misyonunu hedeflediği şeklinde algılandı. Hâlbuki federasyona üye dernekler arasında sadece köy dernekleri yoktu. Aralarında Tuzla ve Sancaktepe’de Şalpazarlılar adına kurulu dernekler de vardı. Zaten her köyün derneği bulunmuyordu, dolayısıyla Şalpazarı adıyla kurulmuş dernekler kendi köylerinin derneği olmayan hemşehrilerimiz için de bir çalışma alanı olabilirdi.

Ebediyete akıp giden 10 senede Eğitim Derneği gerek müstakil, gerekse federasyonla ortak etkinlikler yaptı. Başkan Hasan Keskin bunların çoğunda diğer derneklerden gerekli ve yeterli ilgi ve desteği göremediklerinden yakındı.

ŞALFED’in 2019’da yaptığı olağan kongre, bu problemli ilişkide önemli bir dönüm noktası oluşturuyor. Eğitim Derneği’nin başkanı ŞALFED başkanlığına aday olmuştu ve adaylığını kendisinden daha önce açıklamış tecrübeli bir rakibi vardı. Benim bildiğim ve gördüğüm kadarıyla adaylığa hevesli olmadığı halde “arkandayız” diyenlerin ısrarıyla aday olan Hasan Keskin’in seçimi açık farkla kaybetmesi pek çok kimse için son derece şaşırtıcı oldu.

Elimizde hiçbir şeyin delili, ispatı yok. Gözümüzle gördüğümüz bir şey de yok. O yüzden söylentileri esas alarak Hasan Keskin’in çok sayıda dernek başkanı tarafından arkadan itildikten sonra nasıl olup da bu kadar farklı bir yenilgiyle karşılaştığını burada tartışacak değiliz. Biz gözümüzün gördüğünü yazalım: Seçimin kazananlarıyla kaybedenleri arasında artık aşılması kolay olmayan bir uçurum vardır. Kuru ve hamasi birlik, beraberlik, kardeşlik sakızlarıyla uçurumun iki yakası bir araya getirilip yapıştırılamaz.

Olmuyorsa herkes kendi yoluna…

Peki ne olacaktır? Herkes kendi yoluna gidecektir, kendi işini yapacaktır. İllâ “tek bir çatı, tek bir kurum olacak, yoksa yok oluruz” diye bir şey yok. Niye tek parti yerine bir sürü parti var o zaman? Bu işler ekip işidir, ekip işi uyum işidir. Herkes birbiriyle çalışamaz. Zorla bir arada tutmaya kalkarsan bir de bakarsın herkesi ve her şeyi darmadağın etmişsin.

Kulağıma “Trabzon Dernekleri Federasyonu ile Şalpazarı Eğitim Derneği bir oldu, ŞALFED’i bölmeye çalışıyorlar” diye traji-komik bir iddia geldi. ŞALFED TDF’den yana rahat olmalıdır. Çünkü Şalpazarı adamların umurlarında bile değildir. Muzaffer Bayraktar ile Hasan Keskin’in TDF’de kendilerine yer bulabilmelerinin en önemli sebebi, federasyonun ağırlık merkezi olan Gaziosmanpaşa’da oturmaları ve yönetici kadroyla yakın görüşme şansına sahip olmalarıdır. Tabii bir diğer önemli sebep de her etkinlikte en ağır görevleri almaları ve canhıraş bir şekilde o görevleri yerine getirmeye çalışmalarıdır. Ben de olsam böyle adamlardan asla vaz geçmem.

Yardım kolisi

Şimdilik son söz: Ramazan münasebetiyle Şalpazarı dernekleri de dâhil birçok hemşehri derneği yardım kolisi dağıtma yarışına girdiler. Tabii ki bunda bir kötülük yok, nihayetinde iktidarı ve muhalefetiyle siyaset de aynı şeyi yapıyor ama hepsinin isimlerinde “yardımlaşma, dayanışma, kalkınma” ibareleri bulunan derneklerimiz bunca yıldan sonra hâlâ kalkınma aşamasına gelemediler mi de yapabildikleri en temel ihtiyaç malzemelerinden oluşan bir koli verebilmektir?

Düşünün bir zahmet; bir afet olsa afetzedelere ne dağıtılır? Ya da açlıktan kırılan geri kalmış bir ülkede insanlara yardım mahiyetinde ne götürülür? Yine bu kolidekiler, değil mi? Affedersiniz de şu anda hangi afeti yaşıyoruz? Pandemi demeyin sakın, biz pandemisiz günleri de biliyoruz. Pandemi geçtikten sonra mercimek, bulgur değil de pastırma ve sucuk mu dağıtılacak?

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.