Öne Çıkanlar Şalpazarı Turan Verep Atilla Ataman Gümüşhane Akif Hamzaçebi

Fidanbaşı derneği kendinden emin, geleceğe güvenle bakıyor

Tam adıyla Trabzon Şalpazarı Fidanbaşı Köyü Kültür Yardımlaşma ve Kalkınma Derneği, Şalpazarılıların İstanbul’da kurdukları ilk ya da ikinci dernek. Bu konuda Sayvançatak Derneği’yle hangisinin ilk olduğuna dair bir ihtilaf var ama tabii bu çok önemli bir konu değil.

Fidanbaşı derneği, özellikle hemşehri dernekleri alanında çok önemli sayılan bir özelliğe sahip: Kendi mülkünde faaliyet gösteriyor. Bu avantaj, bilhassa kiracı konumunda olan derneklerin pandemi döneminde zor durumda kalmasıyla iyice görünür hale gelmiş.

Dernek başkanı Yusuf Ziya Metin ve yöneticileri Murat Özdemir, Bülent Özdemir ve Turan Günaydın ile uzun, keyifli ve verimli bir sohbet gerçekleştirdik. Özelde kendi derneklerinin genelde Şalpazarı dernekçiliğinin dünü, bugünü ve yarını hakkında değerlendirmeler yaptık. Derneklerinin önümüzdeki dönemde hayata geçirmeyi tasarladığı projeler hakkında bilgi aldık. Derneğin kurulup bugünlere kadar gelmesinde emeği geçen başta bir önceki başkan Salih Kanbut ve eski başkanların hepsine minnet duygularını sık sık vurguluyorlar.

Yardım kolisi hazırlamadık, ancak…

Yönetici arkadaşlar pandemi döneminde ve Ramazan ayında bizzat yardım kolisi hazırlamayı tercih etmediklerini, ancak muhtelif kurumlardan kendilerine gönderilen kolileri de tespit ettikleri ihtiyaç sahiplerine dağıttıklarını söylediler. Başkan Yusuf Ziya Metin, “Herkesin ihtiyacı farklı farklıdır. Standart paket vermek yerine nakit yardımda bulunmayı tercih ettik ki herkes kendi ihtiyacı doğrultusunda harcayabilsin. Gelecek yıl alışveriş çeki vermeyi düşünüyoruz” dedi.

Siyasi açıdan özgür bir derneğiz

Özellikle son yıllarda derneklerin siyasallaşması yönünde ciddi eleştiriler geldiği için ben sormadan bu konuya da giriyorlar. Derneğin yönetici ve üyeleri arasında her siyasi görüşten insan olduğunu, bunun zaten böyle olması gerektiğini ve en önemli sebebinin de ekonomik açıdan rahat bir konumda bulunduklarını ifade ediyorlar. Üyelerin aidat ve bağışlar konusunda gerekli ve yeterli hassasiyete sahip olduğunu dile getiriyorlar. Nitekim orada geçirdiğimiz süre boyunca ben de buna dair örneklere şahit oldum.

Bülent Özdemir, “Yönetim kurulumuzda üç tane kadın üyemiz var ve onlar göreve geldikten sonra derneğin havası olumlu yönde çok değişti” diyor ve ayrıntılı örnekler veriyor.

Ticari ve ekonomik projeler yolda…

Genel anlamda derneklerde ticari girişimlere fazla sıcak bakılmadığı için biraz da tereddütle böyle bir projelerinin olup olmadığını sorduğumda Başkan Metin ilerleyen dönemlerde üyelerle birlikte kooperatifleşme faaliyetlerine girişeceklerini ifade ederek hemen yakın dönemde gerçekleştirmeyi düşündükleri bir projeyi ayrıntılarıyla anlattı. Yayınlamama ricasında bulunmadılar ve hatta diğer bütün derneklerin de bu projeyi uygulamalarından memnun olacaklarını söylediler ama ben yine de zamanı geldiğinde kendilerinin açıklamasını daha münasip görüyorum. Ben şimdilik çok sevindim diyeyim.

Her köye bir İbrahim Sarı lazım

Sohbetimizi bitiremeden Fidanbaşı’nın değerli büyüğü İbrahim Sarı’nın Samandıra’daki Sisdağı Ocakbaşı Restaurant’a gittik. Daha önce Hasan Keskin’le bir kez gidip fazla görüşme fırsatı bulamadığım İbrahim amcayı bu sefer ayrıntılı bir şekilde dinleme imkânım oldu. Kendisi 76 yaşında ve dünyalığını fazlasıyla yapmış birisi. Bu profildeki insanlar artık unlarını elemiş, eleklerini asmış bir psikolojiye sahip olurlar ama İbrahim amcanın gözleri ışıl ışıl. Büyük bir heyecanla “Bir şeyler yapmamız, üretmemiz lazım” diye lafa giriyor, bazı projelerden bahsediyor ve hemen hepsinde cümleyi “Bu iş olursa bütün Tımara’yı bakar” diye bitiriyor. Öyle ki, ilerleyen sohbette konu başka alanlara kayınca o yine devreye girip sözü üretmeye, kalkınmaya, herkesin menfaatine olacak ortaklaşa projelere getiriyor.

Hayret ve hayranlıktan ağzım açık kaldı. Hem fikir ve zihin dünyası hem de renkli hayat hikâyesi ile özel bir röportajı hak ettiğini düşünüyorum. İnşaallah en yakın zamanda gerçekleştirebiliriz. Fidanbaşı köyü ve köylüleri İbrahim amcadan istifade etmeli. Her köyün bir İbrahim Sarı’sı yok çünkü.

Sohbet ve güzel ortamın lezzetinden vaktin nasıl akıp gittiğini anlamıyoruz. Günün sonunda gösterdikleri yakın ilgiye ve verdikleri güzel haberlere teşekkür ederek Fidanbaşı Derneği Başkanı Yusuf Ziya Metin, yönetim kurulu üyeleri Murat Özdemir, Bülent Özdemir ve Turan Günaydın’la vedalaşıp ayrılıyoruz.

Bülent Şirin / Şalpazarı Haber

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.