Aykut hocanın basın açıklamasını şahsen dinlemedim. Gazetelerde “şampiyonluğumuzu kim alırsa onun kursağında kalır” demiş. Tamam da kardeşim ya Trabzon’un şampiyonluğunu alanın kursağında kalmaz mı? Kaldı da. Yine basından takip ettiğim kadarıyla şampiyonluğu hak ederek aldıklarını iddia ediyor. Hayır, eğer hak ederek alsaydınız bu kadar gürültü çıkmazdı. Ben Trabzonspor’un ilkyarı sonundaki dokuz puanlık farkının çalındığını yazarken aslında bu konuya değinmek istemiştim. Geriye dönüp bakıldığında da gerçekten Fenerbahçe’nin bu şampiyonluğu hak etmediği ayan beyan ortadadır. Yine Aykut hoca “maçlar tekrar izlensin, görecekler ki maçlarda hiçbir hata yok” diyor. Allah aşkına elini vicdanına koyarak söyle hoca; Buca maçı, Ankaragücü maçı, Eskişehir ve Sivas maçlarında gerçekler görünmüyor mu? Kendi sahanızda Gaziantep’i zor yendiniz, Bursa’ya puan kaptırdınız. Çünkü bu maçlarla oynayamadınız… Neyin savunmasını yapıyorsunuz?

Yine Fenerbahçe’nin bir numaralı futbolcusu Alex “şampiyonluğu anlımızın teriyle kazandık” diyor. Kazanmamışsın işte… Yalan neden söylüyorsun? Her şey emniyette ortada. Emniyet yarın öbür gün sen “alnımın teriyle kazandım” savunması yaparsın diye bütün gelişmeleri kareledi. Dinlenmiş bir sürü telefonlar var. Kaçacak yer yok. Kaldı ki futbol hayatında ikinci kez bir maçta beş gol atıyorsun. Türk futbolunun kalitesini aşağılamaktan başka bir şey değil bu yapılanlar. Ya o gol krallığı için yarıştığın futbolculara yazık değil mi? Onların hakkı ne olacak söyler misin?

Aslında bu konuyla ilgili yazmayı düşünmüyordum. Kaçan şampiyonluktan sonra yaklaşık uzun bir süre kendime gelememiştim. Agresifleşip ailemi de olumsuz etkilemiştim. Düşünebiliyor musunuz Şenol hocanın açıklamasından sonra bırakın Hürriyet gazetesi okumayı manşetine dahi bakmadım. Hala da bakamıyorum haksızlığa uğramışlığın gölgesinde.

Üsküdar da yeni açılan spor mağazasının önünden geçerken vitrinde Trabzonspor forması ilgimi çekti ve birazda mağazayı merak ederek içeri girdim. Trabzonspor’un eski formalarını görünce başka yok mu diye sordum? Bunlar var cevabını alınca bari bir tişört bakayım amacıyla mağazayı gezmeye başladım. Kulağıma fener marşı gelince çalışana “sen fenerli misin” diye sordum? “Evet” cevabının ardından, “o zaman ben buradan alışveriş yapmam” diyerek çıkışa yöneldim. “Sizi bilirsiniz” dedi çalışan. Herhalde içinden “biz bize yeteriz” diye geçirmiştir. Bu olay henüz Gökdeniz’in Fenere imza atmadığı ve Aziz başkanın da hâlâ  daha Erman hocanın kabusu olduğu dönemdeydi. Yani olaylar ayyuka çıkmadan önceki bir hadise.

Gazete manşetlerinde Fenerin şampiyonluğunu kutlayan yazıları görünce o sayfayı koparıp çaresizce çöpe atıyor, buruk bir şekilde Trabzon yazılarını okuyorduk. İçimiz çok acıdı ve cenabı Allah mazlumun duasını kabul etti. Hiç kimse kusura bakmasın. Zalimler için yaşasın cehennem.

Olaylara üzüldüm mü diye vicdanıma bir soru yöneltiyorum? Hayır gayet iyiyim.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
nabi çömez 10 yıl önce

ben fenerli tanıdıklara sizin on sekiz şampiyonluğunuzun yarısı haksızlıkla kazanılmıştır derken sadece pişkin pişkin gülüyorlardı ...
ne diyelim Allah kurtarsın ama türk futbolundan

Avatar
Hasan KÖSE 10 yıl önce

Sevgili Necati; bu meseleyi izah eden en iyi kavram belkide hırs kökünden gelen ihtirastır. Arapça ihtiras devenin diken yerken kanayan ağzındaki kanın tükrüğüyle karışarak lezzetli hale gelesiye gittikçe artan iştahıdır. Devenin kendi kanını içtiğinin farkına varmaması yani...Slm.

Avatar
erol çömez 10 yıl önce

Acilen piyasadaki bütün Azizsilinler ve azizsilin kullananlar toplatılmalıdır.