salpazarihaber.com

Trabzon'daki Dernek Baba Ocağıdır...

BÖLGESEL

Merkezi Trabzon’da bulunan Şalpazarlılar Yardımlaşma, Kültür ve Dayanışma Derneği’nin başkanı Turgut Kahraman ile eğitimden ekonomiye, Şalpazarı’nın Trabzon’daki konumundan İstanbul’daki derneklerin profiline kadar geniş kapsamlı bir sohbet yaptık. İlgiyle okuyacağınızı umuyoruz.




 
-Sayın başkan, klasik soruyla başlayalım ve sizi kısaca tanıyalım?

-Adım Turgut Kahraman, Trabzon Şalpazarlılar Dernek başkanıyım. 2008’de göreve başladık ve şimdi ikinci dönemimizdeyiz. Önümüzdeki Mart ayında genel kurulumuz var.

-Yeniden aday olmayı düşünüyor musunuz?

-Bu durumda düşüneceğiz. Eğitimle ilgili projelerimiz var, onları tamamlamak istiyoruz.

-Derneğin profili ve aktiviteleri hakkında bilgi verir misiniz? Kaç üyeniz var?

-Şu anda 732 üyemiz var. Bu üyelerin yüzde 60’ı aktif, yüzde 40’ı da asgari ölçülerde katılım sağlıyorlar.

-Sizin eğitim konusuna çok önem verdiğinizi biliyoruz. Yanlış bilmiyorsam 109 öğrenciye burs veriyorsunuz, değil mi?

-Evet, doğrudur.

-Özellikle bölgemiz için dernekçilik standartlarında bu çok iyi bir rakam. Bunu arttırmayı düşünüyor musunuz? Yoksa sizce yeterli mi?

-Hayır, tabiî ki yeterli değil. Eğitime verilecek olan destek konusunda gün geçtikçe çıtayı yükseltmek lazımdır. Hedefimiz 209’lara, 309’lara çıkarmaktır.

-Sayın başkan, Trabzon’un ilçeleri arasında Şalpazarı’nın konumunu nasıl görüyorsunuz? Eski durumuyla şimdiki durumu arasında bir farklılık var mı? Benim gördüğüm kadarıyla Trabzon merkezi büyük bir gelişme içerisinde. Biz uzak ve mahrum bir ilçesiyiz. Şalpazarı’nın Trabzon ilçeleri içinde ve Şalpazarlıların Trabzon merkezindeki konumları şu anda nedir?



-Şalpazarı ilçemiz taşrada. Beşikdüzü’yle aramızda 17 km. var. Deniz hasretimizi bile bu mesafeyi kat edip gideriyoruz. Şu anda ilçemizde herhangi bir fabrika bacası tütmüyor. Bizden başka bütün ilçelerde bir yüksek okul kolu var. Eğer olsa, hiç değilse 150-200 öğrenci bulunacak ve Şalpazarı’nın ekonomisinin çarkı biraz da olsa dönmeye başlayacak.

Ancak yüksekokul derken bir noktayı da gözden kaçırmamak gerekiyor: Şu anda Ağasar kültürü yüzde 80 bozulmamış durumdadır. Öğrenciler geldiğinde bu konuda ufak da olsa bir sıkıntı yaşanabilecektir. Tabiî ki bu Şalpazarı’na eğitim unsurunun girmemesi gerekir demek değildir. En büyük yatırım eğitime olan yatırımdır. Öte yandan Şalpazarı ekonomisinin çarkı ilk yılda biraz dönmeye başladıktan sonra ilerleyen yıllarda biraz daha canlı bir şekilde dönmeye devam edecektir.

Bunun yanında, bilindiği gibi Sisdağı turizm bölgesi kapsamına alınmıştır. Her ne kadar Sisdağı alınmışsa da, Şalpazarı’ndan Sisdağı’na kadar 10-12 km. ana yolun sağlı sollu 150 metrelik bir alan da turizm bölgesi kapsamındadır. Bunun da ekonomiye katkı yapacağına inanıyorum.
Başka ne yapılabilir? Hayvancılık bitmiş vaziyettedir. On yıl öncesinde Şalpazarı’nda hayvancılık daha farklıydı. Devletin tarım ve hayvancılığa biraz daha fazla destek vermesi lazımdır. Siyasilerimiz, yerel yöneticilerimiz, sivil toplum örgütlerimizle iç içe ve işbirliği halinde olduğumuz takdirde ilçemizin diğer ilçelerle yarışabilecek duruma gelebileceğine şahsen inanıyorum.



-Sayın Kahraman, Şalpazarı taşradadır dediniz –ki biz de katılıyoruz-, Trabzon’un merkeze uzak başka ilçeleri de var. Onlar bizden daha mı ileride yoksa onlarda da benzer problemler mi var?

-Trabzon’un 18 ilçesi var. Çaykara, Maçka (turizm alanında hayli mesafe kat etmiş durumdadır), Köprübaşı, Dernekpazarı ve Tonya bizim konumumuza benzer ilçelerdir. Onların arkasında güçlü iş adamları olduğu için ekonomileri bizden biraz daha farklı işliyor. Şalpazarı’nda bir yüksekokul kolu olursa iyi olur dedik. Bu kolun örneğin yöresel kıyafetler ve turizmle ilgili bölümleri olursa, yöreye yetişmiş eleman da temin edebilecektir.

-Trabzon’daki Şalpazarlıların durumu nedir? Siyaset, ticaret ve bürokraside ne durumdayız?

-Trabzon’daki derneğimiz 1987 yılında kurulmuş 25 yıllık bir kurumdur. 25 yıl önce bir kıraathanesi olmayan, bir dairede müdürü olmayan, 500-600 nüfusu olan Şalpazarı’nın, bugün yüzde 500 mesafe kat ettiğini görüyoruz. Bugün Trabzon merkezdeki Şalpazarlı sayımız 6870’tir. (Ne yazık ki ilçemizin merkez nüfusu 3 bin küsûrlara düşmüş) Yurt çapında hesabını yaparsak, 127 bin Şalpazarlı vardır.

-Bu net bir rakam mıdır?

-Net bir rakamdır. Trabzon’daki çalışmayı bilfiil kendim yürüttüm. 2009 yerel seçimlerinde Trabzon merkezdeki Şalpazarlı seçmen sayısını 3622 olarak tespit ettik. Kabaca çocuk sayılarıyla birlikte bu rakamın iki katı olacağını düşünebiliriz ama biz 6870 olarak bulduk.

Trabzon’da önemli noktalarda bürokratlarımız, daire müdürlerimiz var. Hemen hemen bütün kurumlarda, odacısından müdürüne kadar tüm kademelerde Şalpazarlılar çalışıyor.

-Yani bugün Şalpazarlılar Trabzon’da çok daha iyi durumdadır diyorsunuz?

-Tabiî ki. Çok eskiye gidersek, Trabzon’da Şalpazarı’ndan sadece birkaç ailenin işyeri olduğunu görüyoruz. Fakat bugün Şalpazarlılar –simitçi arabasını da bir ekonomik bir girişim olarak düşünürsek- net bir rakam veremeyeceğim ama yaklaşık yüzde 500’lük bir ilerleme görüyorum.

-ŞALFED (Şalpazarı Dernekler Federasyonu) ile ilişkileriniz nasıl ve ne durumdadır? Bildiğiniz gibi federasyon sadece İstanbul’dakilere değil, bütün Şalpazarı derneklerine hitap eden bir yapısı var…



-Biliyorsunuz ŞALFED geçtiğimiz günlerde kongre yaptı ve yeni bir yönetim göreve geldi. Kendilerine hayırlı olsun temennisinde bulunduk, fikir alışverişi yaptık ama açık konuşmak gerekirse eğitim konusunda fikir birliğine varamadık. Kendilerine eğitime ne kadar katkı yapacaklarını sorduğumda ödeneklerinin olmadığını, bu sene eğitime destek veremeyeceklerini gördüm. Eğitime destek veremeyen bir federasyona bizim katkı yapmamız ne kadar doğrudur, ne kadar doğru değildir onu takdirinize bırakıyorum. Eğitime hangi dernek ya da federasyon katkı yapıyorsa biz de onun yanındayız.

İstanbul’da herhangi bir derneğe geldiğimiz zaman, bize “benim de bir öğrencim var, ona da burs verebilir misin?” diye sorulduğu zaman biz o öğrencinin belgesini alıp cebimize koyuyoruz ve Trabzon’a döndüğümüzde, bu aydan geçerli olarak bursunu hesap numarasına yatırmayı düşünüyoruz. Kimseyi tenkit etmiyoruz ama dernekçilik anlayışlarının bu kadar olduğunu tahmin ediyorum. Yani bu bir güç meselesidir ya da kabiliyet meselesidir. Eğitime destek vermeyip de kahvehane zihniyetiyle dernekçilik yapacaksak, biz o arkadaşlarımızın yanında olmayız, biz de zaten böyle bir yol haritası çizmeye başladığımızda bu koltukta oturmayız.

-Yalnız sayın Kahraman, "federasyon üst kurumdur, temsil makamıdır, burs vs. işlere karışmaz. Onlar federasyonun görevleri arasında değildir" şeklinde bir görüş var. Siz bu görüşe katılmıyor musunuz?

-Ben katılmıyorum. Federasyon üst kurum niteliği taşıyorsa, o zaman şunu yapmalı: Kendine bağlı derneklere yılda belli bir miktar ödenek aktarmalı, eğer kendisi burs gibi faaliyetler yapmıyorsa. Ben ŞALFED Genel Başkanı olsam şahsen eğitime katkı yaparım. Bütün dernekleri çağırır, ellerinde kaç tane öğrenci olduğunu sorarım. Bir liste çıkarır ve onlara burs veririm, bu işi derneklere bırakmam.



-Yani siz bu görüşün tam tersini savunuyorsunuz?

-Tabiî, aynen öyle. Biz Trabzon’daki derneğin bir baba ocağı olduğunu düşünüyoruz. Halen yok ama mesela bir şubemiz olsa, o şubeye “kusura bakma, ben baba ocağıyım, eğitime katkı yapamam” deme lüksümüz yok. Böyle bir şey ayrıca etik de değildir.

-Peki sayın Kahraman, eğitime verdiğiniz önemi anlıyor ve takdir ediyoruz. Eğitim haricinde Trabzon’da fakir fukaramız var mı? Dernek onlara el uzatıyor, yardım ediyor mu?

-Evet, sadece eğitimden bahsettik. Derneğimizin Trabzon’daki faaliyetlerini sıralayacak olursak, eğitimden sonra sağlık konusu gelir. Trabzon’a tedavi amaçlı gelen bütün hemşehrilerimizle hastaneye girişinden çıkışına kadar yakından ilgileniyoruz. Kan lazımsa kan, para lazımsa para, yani ne gerekiyorsa temin ediyoruz. Ya da diyelim ki hastamız –Allah göstermesin- vefat etti. Cenazeyi hastanenin morgundan alıp evine göndermemiz 10 dakika sürmektedir. Belediye ve sendikalarla ilişkilerimizin çok iyi seviyede olması hasebiyle onların cenaze araçlarını çok rahatlıkla kullanabiliyoruz. Cenazenin defnedileceği yer neresiyse, aynı araçlarla birlikte oraya kadar intikal ettiriyoruz.

Bir de yardım demiştiniz. Özellikle Ramazan aylarında, 100-150 Şalpazarlı aileye kumanya yardımı yapıyoruz. Ekonomik durumu bozuk olan Şalpazarlıların listesini yapıyoruz. Mahalle muhtarı, belediye ve valiliğin sosyal yardım fonuyla beraber istişare yaparak kumanya, giysi ya da yakacak yardımı temin ediyoruz.

-Trabzon merkezindeki Şalpazarlılar mı bunlar?

-Evet. Fakat ilçemizde yaşayıp da aynı pozisyonda olan hemşehrilerimize de ihmal etmiyoruz.  Ayrıca okullarımıza kırtasiye, Kur’an kurslarımıza giysi yardımı yapıyoruz. Ancak bunlar hayır işleridir, hepsini de dile getirmek istemiyoruz.

-Sayın başkan, dernekçilik faaliyetlerinin hedeflerinden biri de kendi mülkünün sahibi olmaktır. Sizin de böyle bir çabanız var mı?

-2008’de göreve geldiğimiz zaman, birinci sırada eğitim, dernek mekanının derneğin mülkiyetinde olması hedefimizdi. Fakat dört yıllık zaman diliminde uygun bir yer bulunamaması nedeniyle bu hedefimize ulaşamadık. 8 Mart 2012’de Genel Kurulumuz var. Ondan sonra bu hedef için bütün gücümüzle çalışacağız.

-Artık bitirirken son sözlerinizi alabilir miyiz?

-İstanbul’a geldik, hemşehrilerimizle görüştük. Sizin de Şalpazarı Haber olarak Şalpazarı’nın maddi manevi değerlerine çok büyük katkı yaptığınızı gördük. Bu beni şahsen çok mutlu etti. Bundan sonra da inşaallah ilçemiz için başta eğitim bazında elimizden geleni yapacağız. Bütün Şalpazarlı hemşehrilerimizden tek isteğim eğitime katkı yapmalarını istiyoruz.

-Biz de size teşekkür ederiz. Elimizden geleni yapmaya çalışıyoruz.



Röportaj ve fotoğraflar: Bülent Şirin-Mustafa Atalar





Sitemizden en iyi şekilde faydalanmanız için çerezler kullanılmaktadır.